Tuesday, June 28, 2005

7

yedi kisilerdi
birinci kisi
en rahat olaniydi
toplum icinde
ciplak gezerdi
istedigini yapma ozlgurlugune
sahip oldugunu sanardi
halbuki oyle olmadiginin farkina
hayatini kaybedisi gibi
cok gec varmisti


yedi kisilerdi
ikinci kisi
en nefret dolu olaniydi
dostlarinin arasinda
kiskanmaktan konusamazdi
her seyden uzak durma ozgurlugune
sahip oldugunu sanardi
ancak oyle olmadiginin farkina
bosluktan dususu gibi
gereginden fazla gec varmisti


yedi kisilerdi
ucuncu kisi
en sakin olaniydi
sakinligi oyle ki
hissiz olmasini saglamisti
duyarsiz olma ozgurlugune
kimsenin oyle bie hakki olmadigi halde
sahip oldugunu sanardi
fakat oyle olmadiginin farkina
canli hedef olusu gibi
asiri gec varmisti


yedi kisilerdi
dorduncu kisi
en doyumsuz olaniydi
harcamalari oyle ki
dunyasiz kalmasini saglamisti
sonsuz savurganlik ozgurlugune
kendini fazla kaptirmisti
bundan kurtulmasi gerektiginin
sahip oldugu seylerin icinde kayboldugunda
henuz farkina varmisti

yedi kislerdi
besinci kisi
en saldirgan olaniydi
canini aldigi kisiler oyle ki
vicdaninda bir kipirti yapamazlardi
baska birininkini bitirdigi kendi ozgurluguyle
kendine cok guvenmisti
boyle olmamasi gerektiginin
farkinda olmasina ragmen
gucu gozlerini boyadigi icin
kendi ozgurlugu yok olurken kavradi


yedi kisilerdi
altinci kisi
en yaratici olaniydi
oyle ki zekasi
dunyayi yok etmisti
hayal etme - gerceklestirme ozgurluguyle
kendini fazla buyuk gormustu
aslinda cok kucuk oldugunun farkina
gun agardiginda
bir turlu varamamisti


yedi kislerdi
yedinci kisi
en korkak olaniydi
oyle ki guveni
en derinden sarsilmisti
yedi kisiden -ve kendinden- korkma ozgurlugunu
cesaretinden cok cok fazla abartmisti
artik gece oluyor
hepsi bir araya toplaniyorlardi

_______

yedi kisinin yedisi de
bir araya toplandi
ilk farkettikleri gunu kutlayacak
sandiklarindan kisa yasayacaklardi

_______

1
gecenin azizligine siginip
bir araya geldiklerinde
barindiklari sato ile birlikte
cok cok rahatlayacaklardi
2
satonun icinde
uzun kalamayacaklar diye
gururlarini incitip
nefretle dolacaklardi

3
satodan ciktiklarinda
ormanda kaldiklarinda
bir gucun onlari korudugunu hissedecek
bekleyisleri sakinlesecekti

4
ormanin icinde
acikmaya baslayinca yedi kisi, git gide
iradelerini kaybedecek
doyumsuzlasacaklardi

5
ormanin derinliklerinde
vahsilesmeye baslayinca hepsi birlikte
birbirlerine saldiracak
canlarini yakacaklardi

6
ormana alistiklarinda
gercek dunyayi hayallerinde yok ettiklerinde
kimse onlara yol gostermeyecek
hayalleriyle yalniz kalacaklardi

7
ormanin cikisinda
gerceklerle karsilasinca
hepsi tir tir titreyecek
korkulari olan gerceklikle yuzleseceklerdi

Tuesday, June 21, 2005

whats the price of love?

asik olanlar vardir birbirlerine,
ya da olduklarini sananlar.
sonsuza dek mutlu olacaklarini sanarlar,
hep hayaller vardır,
temiz,beyaz,basit ama mutlu edici hayaller.
benim hic oyle birisiyle karsilikli oturup hayal kurmuslugum olmadi,
hayallerim yalnizdi,
hayallerimde onunla oturup hayal kurmak vardi.
ama o oturup baskasiyla hayal kurmustur muhakkak,
ama hayallerini kurarken mutluysa ben de mutlu olurum,
neden olmasin,
madem kendi kendime mutluluk yaratamiyorum,
ben de onun mutluluguyla kendime sevinc yaratirim,
onun uzuntusuyle yikarim.
konudan saptik,
asik olanlara donelim.
farkindalar mi ki
onlarin mutluluguyla uzulenler var,
cunku onun birlikte mutlu oldugu kisi kendisi degil,
bunun icin uzulenler var,
bu yanlis demiyorum cunku kendilerini,
ya da duygularini tutamazlar.
en kotusu,
asiklar bu kisileri uzduklerini bilmezler,
bilemezler,
mutluluklarinin derinliklerinde kayiptirlar onlar cunku.
derinde,
daha da derine,
ta ki dibe vurana kadar.
kafalarina dank eden her ne ise,
onlari gerceklige baglar.
bir zamanlar gozlerinin onun kapatan mutluluk hissi yikilmistir,
sevdikleri insanin yuzune belli etmeseler bile
onun kendilerine itici gelen bir cok ozelligini kesfetmek durumunda bulunmuslardir.
kotu hissederler.
belli bir zaman sonra
mutluluk denen histen geriye en ufak bir toz bile kalmamistir..

Saturday, June 18, 2005

hmm hmmm hm hmm

onun mutlulugu, benimkini etkilemiyor.
sevindigi zaman, eski halini unutuyor.
kendisi gibi saniyor beni de, hala.
unutmak istemedigi halde eskiden olanlari,
kendini alikoyamiyor, birer birer unutuyor.

beni,
beni de,
kendisine yaptigi gibi,
unutuyor.
kendisini unuttugu gibi,
unutuyor.

hep gulecegini sanmaktan cekinmemekte,
gunlerini gecirir basit bir coplugun icinde.
umudu gozlerini safliklara burumus,
kendini saniyor hurilerle birlikte cennette.
umudu izin vermemekte hic sormasina,
sorulari yanitlamaya mecali yok farkinda olmasa da.
korktugu seyleri biliyor bilmek istemese de.
izin verse de gormesine umudu, o halinden memnun,
hala hissetmek istiyor kendisini guvende.
........................................................

Wednesday, June 08, 2005


b�� Posted by Hello

bidibidi Posted by Hello