Thursday, March 23, 2006

have i really lost control? benim hafizamda su an icin barinanlar..

gayet de sevdim sizi pek, hem de cok, hala da seviyorum her ne kadar affetmicek olsaniz da, her ne kadar masumiyetim soluk gozlerime bakisinizda kaybolmus olsa da. ben de kendimi affetmiyorum ya, neyi degistirir. blogunuz bastan sona okurken gordum efendim benden artik kopmus oldugunuzu ya da benim sizden koptugumus dusundugunuzu, hissettim cunku. af dilemek uzerinden vakit gecmis olsa bile haddime dusmez. beni affedip affetmediginiz de artik beni ilgilendirmez size eskisi kadar yakin olmadigim icin, saniyorum. evet insan insandir, insanin insanlik duygulari dusundugunuz gibi sadece kendine degildir, siz nasil geceleri yorgani kafaniza cekip agladiysaniz, nasil elleriniz kizarip dudaklariniz catladiysa, benim de o hale gelmedigimi, kendimi yiyip bitirmedigimi dusunmeyiniz. evet insanin insanlik duygulari sadece kisinin kendisine degildir cunku insani duygularin arasinda amacsiz ve beklentisiz sevgi de vardir, benim besledigim sevgi oydu size karsi, ama sacma sapan bi olay yuzunden kalin bi perde cekildi sevgimin onune. olayin aciklamasini da yapmama gerek yok eger su an karsinizdaki kisi size tam olarak ne olup bittigini anlattiysa. ha anlatip anlatmadigini da bilmiyorum. sadece ona kirginim benim butun sevdigim insanlari karsima gecirdi diye, dusuncesiz atildi duruma diye, ama sunun farkindayim ki hem kendime hem de ona karsi kirginligim bosunaydi cunku duygular fren takilmis ister hizli ister yavas surulebilcek arabalar degillerdir, kendime gore dogru yaptigima inaniyorum, yanlissa da ne fark eder mutluyum.
her neyse en azindan caydanligim umudum bi de pisim var (:

bir adamin hafizasindaki son seyler

gecikmeden kaynaklanan sahilde oturmalar,
denizin burnunun ucunda icilen yarim sigaralar,
gozume takilan ucan kuslar; buyuk ihtimalle martilar,
yedigim renkli heyecanli haltlar,
gordugum binbir cesit insan sandigim hayvanlar,
gecmisimdeki dokunakli utanmazliklar,
bir otobusun tutmayan freni, uyuyan soforu,
hepsi bir oldular,
cesedimi gomuyorlar.
"biz"
"biz"in disinda kalmak.
her zamanki birinin eskiden soyledigi "biz daha cok felsefi seyler konusuyoruz"
"biz daha cok derin seylerden bahsediyoruz" cumleleri.
eskiden benimle de konusurdu,
eskiden pek cok seyle -kisiyle- konusurdum.
eskiden iletisim kurmanin bi ihtiyac oldugundan haberdar degildim.
eskiden korkularim yoktu,
eskiden korkularim vardi.
"biz"
"biz" nedir?
"biz" neyin nesidir?
"biz" iyi bir sir tutucu degiliz.
baksana kendi sirlarimizi yaziyorum.
"biz"in disinda kalmaktan daima korkuyoruz.
odakta olmasak bile icerde olamamaktan korkuyoruz.
eskiden korkularimi orten sekerlerim vardi,
eskiden korkularimi orten sekerlerim yoktu.
"biz" degisken olan miyiz bir kontrollu deneyde,
yoksa "biz" sabit etken miyiz?
"biz"im eskiden topaclarimiz da vardi,
"biz"im eskiden topacimiz bile yoktu.
kimde vardi ki benim olsun.
"biz" yalanciyiz.
bir satariz iki aliriz.
"biz" uckagitciyiz kendimize karsi.